Reklam
Ana Sayfa Bilim TOPLUM KALİTESİ ADAB-I MUAŞERET

TOPLUM KALİTESİ ADAB-I MUAŞERET

- Advertisement -

Dünyada insan hayatını düzene koyan hukuk kuralları olduğu gibi sosyal hayatın kuralları da mevcuttur. Bu kurallar, insanların arasında bulunan ilişkileri düzenleyen ve hayatı anlamlandıran kurallardır.

Günlük yaşayışımızda hak ve hukuka uymak için, adab-ı muaşerete uygun bir hayat sürdürmemiz gerekmektedir. “Adap”, edep kelimesinin çoğuludur. “Edep” sözlük anlamı ile “terbiye”, “utanma”, ”usul” ve “kaide” anlamına gelir. “Muaşeret” ise birlikte yaşayıp iyi geçinme demektir. Adab-ı Muaşeret ise, bir toplulukta uyulması gereken ve insanlar arasındaki davranışları düzenleyen nezaket, saygı ve görgü kurallarıdır. Herhangi bir toplum içine girerken adab-ı muaşeret kurallarına uygun kişiler o toplumda kendilerini hissettirirler.

Hukuk kurallarının bir yaptırımı vardır. Ancak genel görgü kurallarına uyma zorunluluğu yoktur. Genel görgü kurallarının yaptırımı toplum içerisinde yadırganma ya da ayıplanma olarak tanımlamamız yanlış olmaz.

Görgü kurallarına uymak diğer insanlara saygı göstermektir ve onların duygularına önem verdiğiniz mesajını göndermek demektir. Toplum hayatının düzenlenmesinde etkili olan genel görgü kurallarına uyan kişileri; terbiyeli, saygılı, nazik şeklinde nitelemek mümkündür.

Dış görünümle güç elde edebileceği düşünülebilir. Ancak bu yeterli değildir. Dış görünümün mutlaka, iş dünyasında ve toplumda kendini uygun bir sunma şekli ile desteklenmesi gerekmektedir. Kibar tavırlar; iyi terbiye, zekâ ve eğitim, toplum ve işle ilgili şartlara hassas olmanın göstergesidir. Uygun dış görünüm ya da giysi, kapıdan geçmenizi sağlar. Yerinde tavırlar ve görgü kuralları, bir yere ait olduğunuzu gösterir. Aslında birçoğumuz, burada bahsedilen şeyleri zaten biliyoruz, ama genellikle bunların öneminin farkında değiliz.

Başarılı insanların çoğu, düzgün görünüm ve görgü kurallarının, doğru kullanıldığında sadece hayatta kalma mücadelesinde güç vermekle kalmayıp, yukarı doğru tırmanmada gerçek bir avantaj sağlayan kişisel ilişkileri kolaylaştırdığını çabuk kavramışlardır.

Adab-ı muaşeret kurallarına sadık kalan kişilerin toplumda herkesin değer verdiği saygın kimseler olarak bilinirler. Bu kurallarının en önemlileri; Konuşma adabı, telefonla görüşme adabı, yemek yeme adabı, tanışma adabı, çalışma adabı, davete icabet adabı, trafik adabı, misafir adabı, selamlaşma adabı, ziyaret adabı, vasıtalarda oturma adabı olarak sıralamak mümkündür.

Söz edilen bu kuralları bir toplumu var eden bireylere kim öğretmeli?

Bu eğitim ailede başlayıp ilkokul, lise ve hatta üniversitelerde bile müfredat programına konulmalıdır.

Bilindiği üzere din ve ahlak kültürü dersi zaten okullarımızda verilmektedir. Ancak bu ders eğitiminde din kültürünün yanı sıra ahlak kültürünün ne kadar ağırlık verildiği gençlerimize bakıldığında yeterince anlaşılmaktadır. Dolayısıyla ilkokul, lise ve üniversitelere konulacak dersler gençlerimizi geleceğe hazırlamak topluma yararlı bireyler oluşturmakta büyük katkıda bulunacaktır.

Trafiğe çıktığımızda, toplu taşıma araçlarına bindiğimizde, çalışma yaşamımızda hayatımızın her yerinde bu kurallara riayet etmeyen birçok kişiye rastlamak mümkündür. Hayatımızın o kadar geniş bir alanını kapsamaktadır ki bu kurallar önce bireye ‘öğretim’ verilmeden ‘eğitim’ verilmesi gerektiği gerçeğini karşımıza çıkarmaktadır. Ast-üst ilişkileri, topluluk önünde konuşma, yeri ve zamanına göre tavır sergileme v.b gibi alabildiğince geniş bir kapsam alanı olan bu kuralların toplumumuzda pek önemsenmediği gerçeğini görmek günlük hayatımızda pekte zor olmasa gerek. Mesleğinin gerektirdiği mevzuatı kusursuz uygulayan bir yöneticinin adab-ı muaşeret kurallarından bihabersiz olması başarısını daima gölgeler.

Bahsedilen kuralların eğitiminin süreçlere göre verilmesi kişilere topluma kazandırmakta daha etkili olacağı gerçeği karşımıza çıkaracaktır. Örneğin; Yemek yeme adabı ailede, telefonla görüşme adabı, selamlaşma adabı ilköğretimde, tanışma, vasıtalarda oturma adabı, lisede trafik, davete icabet, misafir adabı, üniversitelerde çalışma adabı gibi kuralların aşama aşama bireylere aşılanması eğitin kalitesini arttıracaktır.

Bu kurallar toplumdaki uygarlık düzeyinin de göstergesidir. İnsanın bencil, kaba düşüncelerden sıyrılarak, başkalarına karşı davranışlarını bir düzene koyması, onun duyarlı ve nazik olmasını sağlar. Bu da insanların birbirleriyle olan ilişkilerini sağlıklı ve tutarlı olmasına neden olur.

Toplumsal olaylara duyarlı, ruhsal olarak duyarlı bireyleri yetiştirmek sağlam toplum temellerini atmak anlamına gelir. Kişilere öğretimin yanı sıra eğitimi de enjekte etmek, öğretimle eğitimi harmanlamak gelecekte ülkemize başarılı dinamik kuşakları kazandırmak demektir. Aslında eğitimin ailede başlaması ve hayatımızın sonuna kadar da devam etmesi gerektiği gerçeği ülke olarak medeniyet, toplum olarak da kalite ölçütlerimizin bir göstergesidir. Okul biter, öğretim biter. Ama eğitim ömür boyu sürer. Kuşaktan kuşağa emanet edeceğimiz değerlerimizi kaybetmemek adına her kuşak üzerine düşen görevi yaptığı taktirde, sosyal sorumluluklarımızı bildiğimiz taktirde, işte o zaman biz “biz” olmayı başarabilmişiz demektir.

MAYIS-2020

Ayşe ALPARSLAN

- Advertisement -

SOSYAL MEDYA

16,985BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
2,458TakipçilerTakip Et
1,500AbonelerAbone

Çok Okunanlar

KARTAL’DA 15 TEMMUZ ŞEHİDİ UNUTULMADI!

15 Temmuz 2016’da gerçekleştirilen darbe girişiminde tanklara karşı durarak şehit olan Kartallı Şükrü Bayrakçı, şehadetinin 4. yıl dönümünde Kurfalı Mezarlığı’ndaki kabri başında gerçekleştirilen anma...

BİAT KÜLTÜRÜ

Boyun eğme, biat etme kültürü bizim toplumumuzda binlerce yıllık bu anlayıştan ötürü oluşmuştur. Emirlere uyması sağlanarak, sorgusuz sualsiz itaat ettirilerek, kula kulluk yaptırılarak, bu...

HIZINA YETİŞİLEMEYEN GÜNDEM

Bölünüyor, parçalanıyor ve yönetiliyoruz.. Öyle çok olay yaşanıyor ki ülkemizde ve öyle sessiz ki toplum, sanki herkes her şeyi sessizce kabulleniyor... Ya da artık ses...

Srebrenitsa Katliamı Unutulmadı

Srebrenitsa katliamının gerçekleşmesinin 25. yıl dönümünde Kartal’da anlamlı bir anma töreni düzenlendi. Kartal Belediyesi tarafından yaptırılan Srebrenitsa Boşnak Soykırım Anıtı önünde gerçekleştirilen 25. yıl dönümü...

Related News

KARTAL’DA 15 TEMMUZ ŞEHİDİ UNUTULMADI!

15 Temmuz 2016’da gerçekleştirilen darbe girişiminde tanklara karşı durarak şehit olan Kartallı Şükrü Bayrakçı, şehadetinin 4. yıl dönümünde Kurfalı Mezarlığı’ndaki kabri başında gerçekleştirilen anma...

BİAT KÜLTÜRÜ

Boyun eğme, biat etme kültürü bizim toplumumuzda binlerce yıllık bu anlayıştan ötürü oluşmuştur. Emirlere uyması sağlanarak, sorgusuz sualsiz itaat ettirilerek, kula kulluk yaptırılarak, bu...

HIZINA YETİŞİLEMEYEN GÜNDEM

Bölünüyor, parçalanıyor ve yönetiliyoruz.. Öyle çok olay yaşanıyor ki ülkemizde ve öyle sessiz ki toplum, sanki herkes her şeyi sessizce kabulleniyor... Ya da artık ses...

Srebrenitsa Katliamı Unutulmadı

Srebrenitsa katliamının gerçekleşmesinin 25. yıl dönümünde Kartal’da anlamlı bir anma töreni düzenlendi. Kartal Belediyesi tarafından yaptırılan Srebrenitsa Boşnak Soykırım Anıtı önünde gerçekleştirilen 25. yıl dönümü...

Hayatı anlamak

Bu bir anlam savaşı aslında. Bir yanda iyilik, diğer yanda kötülük. Gece ile gündüz, yer ile gök, beden ile ruh, artı ile eksi, madde...

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz