Ana Sayfa Yazar Köşesi Yeter ki Onursuz Olmasın Hayat!

Yeter ki Onursuz Olmasın Hayat!

“İnsan, onurla yaşar. Andolsun, biz insanoğlunu onurlu kıldık.” İsra Süresi, 70. Ayet

Özgürlükleri kısıtlayan, belli zümrelere ayrıcalık tanıyan, hukuk ve adalet sistemi çökmüş, diktatoryal ülkelerde onurlu bir insan olarak dik durabilmek çok zordur. Yolsuzlukların, haksızlıkların, hırsızlıkların, ayak oyunlarının, kumpasların, tuzakların, çıkarcılığın, gözü doymayanların, dünya malına tapıp ‘hep bana Rabbena’ diyenlerin, kıskançlık ve haset içinde olanların, başkalarının esiri olmuş, sürü psikolojisiyle hareket edenlerin, kendinden olmayanların dışlandığı, ötekileştirildiği, rantçıların kol gezdiği, din bezirgânlarının cirit attığı, ahlaksızlığın, namussuzluğun gırla olduğu toplumlarda onurlu yaşamak her babayiğidin harcı değildir. Çünkü böyle toplumlarda onurlu kalabilmek için her daim kötülüklerin karşısında dik durmak ve onlarla mücadele etmek gerekir. Onurunu ayaklar altına alanların her türlü yolu mübah gördüğü böyle toplumlarda, onurunu korumaya çalışanların yolu hep kesilmiştir. Onurlu insanlar, ‘Köprüden geçinceye kadar ayıya dayı demedikleri’ için, köprüde her zaman bir ayıyla karşılaşırlar. Ve bir keçi inadıyla asla haysiyetten ödün vermedikleri için de, köprüde ayılarla kavga ederler. Onursuzlar kavgada bile kaçak dövüşürler. Her türlü hileyi, şikeyi yaparlar. Çünkü onlar amaca ulaşan yolda her türlü iğrençliği, pisliği, kötülüğü yapmakta hiç tereddüt etmezler. Bunların tamamının da hayat gailesi menfaatleri üzerine kuruludur. Mevcut menfaatlerini kaybetmemek pahasına ve daha fazlasını elde etmek uğruna yapamayacakları şey yoktur. Yeri geldiğinde en yakın arkadaşının, dostunun gözünün içine baka baka yalan söyler, onu satar; babadan kalan mirası bölüşmemek için kardeşini gözünü kırpmadan öldürür; boşanmak isteyen eşini onlarca kez bıçaklar; trafikte geçişine izin vermeyen arabadaki hamile kadının canına kast eder; para karşılığı can alır. Yalancı şahitlik yapar; küçücük çocukları cinsel istismara uğratır, onlara tecavüz eder, canlarına kıyar; ırza göz dikmekte canlı cansız ayırımı bile yapmaz; eşini dostunu her türlü kepazeliğe alet eder; hırsızlıkta sınır tanımaz; herkese borç takar; sırf zevk için adam öldürür. Buraya kadar sayılanlara dair örnekleri ve daha nicesini, bu ülkede yaşamadığımız gün yoktur.

“Eğer Onur kazançlı olsaydı, herkes onurlu olurdu.” Thomas Moore

Onursuzlar her daim muktedirlerin tarafını tutarlar. Para, mal, mülk, mevki, makam ve güç kimdeyse onun safında yer alırlar. Çünkü akıllarında, bunlardan faydalanmak, hepsine ve daha fazlasına sahip olmak dışında başka bir şey yoktur. Onlar için menfaat her şeyin üstündedir. Bunun en kolay ve hızlı yolu ise, muktedirlerin sahip olduklarından nemalanmaktır; gerek yandaş veya paydaş olarak, gerekse de çalarak.Bir başka ifadeyle, vaktiyle muktedirin başkalarına yaptığını, bu defa o muktedire yapacaktır. Ben buna ‘Emperyalist Robin Hoodçuluk’ diyorum. Hırsızın malının hırsızlar arasında el değiştirmesi durumu. Bir hırsızdan çalınıp(?), bir başka hırsızın eline geçmesi hali. Bu yüzden onların imkânlarından faydalanmak için, onlar ne derse yapar gibi görünür. Her türlü yalakalığı muktedire karşı gösterir. Onun içindeki yağları eritecek şekilde, içini hoş tutar. Bir dediğini, iki etmez. Karşılığında da, muktedirlerin önlerine koyduklarını ya da çalmalarına izin verdikleri kadarını alırlar. Kılıfı da hazırdır; hırsızdan çalmak hırsızlık değildir. Fakat doymak bilmediklerinden, genelde verilenlere razı olmazlar. Daha fazlasını isterler ve bunun için her yolu denerler. O yüzden, daha çok hırsızlık yapıp, daha fazlasını çalmaya çalışırlar. Bu izin verilenin ya da göz yumulanın üstüne çıktığında ancak dikkat çeker. Hırsız, hırsızı yargılar ve gereği düşünülür. Niteliksiz hırsız, nitelikli dolandırıcılıktan ötürü suçlu bulunur ve işten atılır. Tabi tüm tazminat haklarını da fazlasıyla alarak. O kadar çaldıktan sonra bunlar artık devede kulak kalır. Hırsız her türlü kazanır. Sistem de hırsızın yanındadır.

Hiç utanmaları olmayan bu hırsızları şu meşhur hikâye çok iyi anlatır:

Bir grup kodaman aralarında sohbet ediyorlarmış. Sohbet dönmüş dolaşmış, söz, o tarihlerde grubun içindeki en zengin kodamanın işletmelerinin başında bulunan üst düzey bir yöneticiden açılmış. Bu yönetici, işini iyi yaptığı(?) kadar asıl hırsızlığıyla meşhur biridir ve gruptaki diğer kodamanların yanında da daha evvel çalışmıştır. Bu bakımdan, gruptaki tüm kodamanlar yöneticinin ne menem bir hırsız olduğunu yakinen bilmektedirler. Söz de ondan açılınca, gruptaki kodamanlardan biri dayanamaz, çoktandır merak edilen soruyu gruptaki en zengin kodamana sorar;Yahu Ağam, bu adam az buz hırsız değildir. Hepimizin tezgâhından geçtiği malum, sen de biliyorsun. Sen nasıl bu kadar dayanabildin? Neyi bekliyorsun?’. Grubun en zengin kodamanı cevabı yapıştırır; ‘Sizlerle benim aramda önemli bir fark var: Ben izin verdiğim kadar çalıyor da ondan’. İşte zengininin de kendini kandırma mekanizması böyle işliyor. Bizim de sadece çenemizi yormakla kalıyor.

“Ne kemik uğruna köpek olduk, ne de menfaat uğruna çakal. Biz hayatımız boyunca hep dik durduk.” Yılmaz Güney

Okan ONUR

Nisan-2020

- Advertisement -

SOSYAL MEDYA

16,985BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
2,458TakipçilerTakip Et
1,500AboneAbone Ol

Çok Okunanlar

Çalışmalar Yeşil Bir Kartal İçin

“Yeşil Odaklı Kartal” için çalışmalar aralıksız devam ediyor. Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel’in seçim döneminde üzerinde özellikle durduğu “Yeşil Odaklı, Çevreci, Yaşanabilir Bir Kent” oluşturma...

Başkan Yüksel İBB Meclisinde Konuştu

Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu liderliğinde gerçekleşen ve İBB’nin 2021 yılı bütçesinin görüşüldüğü Büyükşehir Belediye Meclis Toplantısı’na...

Sağlık Bakanı Uyardı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca sosyal medya hesabından paylaşım yaparak Koronavirüs tedbirleri hakkında dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca yaptığı paylaşımda "Salgına karşı zorunlu...

Sancaktepe Belediyesi Ödüle Doymuyor

Marmara Belediyeler Birliği tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen Altın Karınca Belediyecilik Ödül Törenin de, Sancaktepe Belediyesi Afet Yönetimi kategorisinde Mobil ve Web Uygulama...

İlgili Haberler

Çalışmalar Yeşil Bir Kartal İçin

“Yeşil Odaklı Kartal” için çalışmalar aralıksız devam ediyor. Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel’in seçim döneminde üzerinde özellikle durduğu “Yeşil Odaklı, Çevreci, Yaşanabilir Bir Kent” oluşturma...

Başkan Yüksel İBB Meclisinde Konuştu

Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu liderliğinde gerçekleşen ve İBB’nin 2021 yılı bütçesinin görüşüldüğü Büyükşehir Belediye Meclis Toplantısı’na...

Sağlık Bakanı Uyardı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca sosyal medya hesabından paylaşım yaparak Koronavirüs tedbirleri hakkında dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca yaptığı paylaşımda "Salgına karşı zorunlu...

Sancaktepe Belediyesi Ödüle Doymuyor

Marmara Belediyeler Birliği tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen Altın Karınca Belediyecilik Ödül Törenin de, Sancaktepe Belediyesi Afet Yönetimi kategorisinde Mobil ve Web Uygulama...

Tuzla’da Öğrencilere Deprem Eğitimi Verildi

Tuzla’da üniversite sınavına hazırlanan Tuzla Gençlik Merkezi(TUZGEM) öğrencilerine afet anında neler yapılması gerektiği anlatıldı. Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı,” Özellikle Afet durumlarında ilk...
- Advertisement -