Reklam
Ana Sayfa Güncel ÖLÜMÜNE SEVDANIN HİKAYESİ FİKRİYE HANIM - 4

ÖLÜMÜNE SEVDANIN HİKAYESİ FİKRİYE HANIM – 4

- Advertisement -

Köşke gelen Fikriye, misafirlerin bekletildiği salona alınmıştı. Paşa ile görüştürülmeyeceğini anlayan Fikriye tuvalete gitti; fakat uzun süre çıkmayınca durumdan şüphelenen Yaver Rusuhi, Fikriye’nin çantasındaki silahı fark ederek kendisini Çankaya’dan çıkartarak bir arabaya bindirdi ve Paşa’nın kendisiyle görüşemeyeceğini bildirdi.
Arabaya çaresizce binmişti Fikriye, fakat kısa bir süre sonra kurşun sesi Çankaya Köşkü’nden de duyuldu. Fikriye kalbini nişanlayarak intihar etmişti.
Bu trajedi zaten evlilikleri büyük bir sallantıda olan Mustafa Kemal ve Latife Hanım’ın arasına bir bomba gibi düşmüştü.
Daha korkunç olanı ise Fikriye soruşturması hakkında Kılıç Ali’nin söyledikleriydi.
Eğer Paşa, o gün Fikriye ile görüştürülseydi önce Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Latife Hanım’ı ardından kendisini vurarak intihar edecekti;
Kendisini vurduğu tabancadan başka ikinci bir tabanca da Fikriye Hanım’ın belinde, etekliğinin bel kuşağı arasına sokulmuş bir halde bulunmuştu. Bu iki tabancayı taşımasından ve birini tuvalette hazırlamasından tahmin edilmişti ki, maazallah Gazi ile görüşmesi mümkün olsaydı ihtimal Gazi ve Latife Hanım’ı öldürdükten sonra kendisi de intihar edecekti.
(Kılıç Ali’nin Anıları – Hulusi Turgut)

Mustafa Kemal Atatürk bu trajedi ve Latife Hanım ile yaşadığı sorunlardan sonra boşandığını Başvekil İsmet İnönü’ye şöyle bildirmişti;
Aziz İsmet,

Latife Hanım benden önce Ankara’ya geliyor. Birlikte geziyi sürdürmeyi uygun görmedik. Çünkü iki yıllık deneme, birlikte yaşama olanağı bulunmadığına bizi inandırdı. Kararımı kendisine söyledim. Çok kederli ve üzüntülüdür. Yüce kişiliğinizin ve belki de Fevzi Paşa hazretlerinin anlaşmamız için aracı olmasını rica edecektir. Kararım kesindir. Sadece kendisinin olsun, ailesinin olsun onur ve haysiyetini örselemek istemiyorum…

Böylece Mustafa Kemal Paşa, Latife Hanım’dan ayrılmıştı.
Fikrîye Hanım’ın elim trajedisi Mustafa Kemal’in hayatında büyük bir sarsıntıya sebep olmuştu; fakat Latife Hanım ile olan evliliğini korumak ve o trajediyi geride bırakmak istiyordu.
Paşa’nın yaveri Salih Bozok’un aktardığına göre, Mustafa Kemal Atatürk o sabah kendisini biraz toparlamış bahçede yeni yavrulamış köpekleri tebessümle izleyip avunuyordu.
Hadiseden en az kendisi kadar etkilenen eşi Latife Hanım’ı yanına çağırarak onun da biraz sükûn bulması için seslendi; fakat Paşa’nın dalgınlıkla yaptığı hata, evliliğinin bir daha düzelmeyecek şekilde uçurumdan aşağı yuvarlanmasına sebep oldu.
O sabah Mustafa Kemal Paşa, eşi Latife Hanım’a seslenirken ağzından Latife yerine Fikrîye ismi çıkıvermişti.
Yaver Bozok bu olayı şöyle nakledecekti;
Bu, yatak odalarının ayrılmasına kadar varan kavga nedeni oldu. Bununla da sonuçlanmadı, Latife bir telgraf çekerek anne ve babasını Ankara’ya çağırdı.
(Latife ve Fikrîye: İki Aşk Arasında Atatürk – İsmet Bozdoğan)
Fikriye’nin trajedisi ve Paşa’nın bu bir anlık hatası Latife Hanım’ın Paşa’ya olan hışmını iyiden iyiye artırmıştı.
Paşa’nın, Kılıç Ali ile oturduğu bir akşam gecenin uzamasına öfkelenen Latife Hanım Paşa’ya dönerek;
“Kemal, kalkıyor muyuz?” diye sordu.
Latife Hanım’a kulak asmadan Paşa’nın konuşmaya devam etmesi üzerine Latife Hanım hışımla üst kata çıkarak topuklu ayakkabılarıyla, Paşa’nın bulunduğu salonun üst katında, Yaver Bozok’un ifadesiyle ‘Topuk Senfonisi’ne başladı.
Latife Hanım Paşa’nın sohbetini bölmek ve onu da yukarı getirmek için ayaklarını yere üst üste vurarak büyük bir gürültüye sebep oluyordu.
Bunun üzerine Paşa, Kılıç Ali’ye dönerek şunları söyledi;
Hayatımda yaptığım hatalardan biri de evlenmektir. İşte görüyorsunuz, ordular yönettim, meclisler yönettim, savaşlar yaptım, kazandım; ama bir kadını yönetemiyorum.
Yaşanan tüm gerilimlerden sonra 25 Ağustos 1925 yılında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, eşi Latife Hanım’dan resmen boşandı.
Bu evlilik yaklaşık 2 yıl 6 ay 4 gün sürdü. Paşa, bu olaydan sonra bir daha hiç kimseyle evlenmedi.
Lakin bu evliliğin sonrası da öncesi de elim olaylar ve trajedilerle doluydu.
Süreci daha iyi anlamamız için şeridi biraz daha geriye sarmamız gerekecek.

HAZİRAN-2020

Okan ONUR

- Advertisement -

SOSYAL MEDYA

16,985BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
2,458TakipçilerTakip Et
1,500AbonelerAbone

Çok Okunanlar

KARTAL’DA 15 TEMMUZ ŞEHİDİ UNUTULMADI!

15 Temmuz 2016’da gerçekleştirilen darbe girişiminde tanklara karşı durarak şehit olan Kartallı Şükrü Bayrakçı, şehadetinin 4. yıl dönümünde Kurfalı Mezarlığı’ndaki kabri başında gerçekleştirilen anma...

BİAT KÜLTÜRÜ

Boyun eğme, biat etme kültürü bizim toplumumuzda binlerce yıllık bu anlayıştan ötürü oluşmuştur. Emirlere uyması sağlanarak, sorgusuz sualsiz itaat ettirilerek, kula kulluk yaptırılarak, bu...

HIZINA YETİŞİLEMEYEN GÜNDEM

Bölünüyor, parçalanıyor ve yönetiliyoruz.. Öyle çok olay yaşanıyor ki ülkemizde ve öyle sessiz ki toplum, sanki herkes her şeyi sessizce kabulleniyor... Ya da artık ses...

Srebrenitsa Katliamı Unutulmadı

Srebrenitsa katliamının gerçekleşmesinin 25. yıl dönümünde Kartal’da anlamlı bir anma töreni düzenlendi. Kartal Belediyesi tarafından yaptırılan Srebrenitsa Boşnak Soykırım Anıtı önünde gerçekleştirilen 25. yıl dönümü...

Related News

KARTAL’DA 15 TEMMUZ ŞEHİDİ UNUTULMADI!

15 Temmuz 2016’da gerçekleştirilen darbe girişiminde tanklara karşı durarak şehit olan Kartallı Şükrü Bayrakçı, şehadetinin 4. yıl dönümünde Kurfalı Mezarlığı’ndaki kabri başında gerçekleştirilen anma...

BİAT KÜLTÜRÜ

Boyun eğme, biat etme kültürü bizim toplumumuzda binlerce yıllık bu anlayıştan ötürü oluşmuştur. Emirlere uyması sağlanarak, sorgusuz sualsiz itaat ettirilerek, kula kulluk yaptırılarak, bu...

HIZINA YETİŞİLEMEYEN GÜNDEM

Bölünüyor, parçalanıyor ve yönetiliyoruz.. Öyle çok olay yaşanıyor ki ülkemizde ve öyle sessiz ki toplum, sanki herkes her şeyi sessizce kabulleniyor... Ya da artık ses...

Srebrenitsa Katliamı Unutulmadı

Srebrenitsa katliamının gerçekleşmesinin 25. yıl dönümünde Kartal’da anlamlı bir anma töreni düzenlendi. Kartal Belediyesi tarafından yaptırılan Srebrenitsa Boşnak Soykırım Anıtı önünde gerçekleştirilen 25. yıl dönümü...

Hayatı anlamak

Bu bir anlam savaşı aslında. Bir yanda iyilik, diğer yanda kötülük. Gece ile gündüz, yer ile gök, beden ile ruh, artı ile eksi, madde...

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz