Ana Sayfa Yazar Köşesi KORKU TÜNELİ 2

KORKU TÜNELİ 2

Boş yere duyulan korku kadar, gereksiz ve zamansız cesaret de insan için tehlikelidir. Tehlikelidir, çünkü insana hata yaptırır ve zarar verir. Onun için insanın nerede, ne zaman, kimden ve neden korkulması ya da cesur olunması gerektiğini iyi tayin etmesi gerekir.

Mesela neden veya nelerden korkmak gerekir? Bana göre insanın önce utanılacak şeyler yaparak rezil olmaktan korkması gerekir. Tehlike olmadığı zaman yumruk salladıklarına, tehlike hissettiği zaman dalkavukluk yaparak gülünç ve itibarsız duruma düşmekten korkması gerekir. Suç işlemekten korkması gerekir. Kendi payıma ben, bunları yapmaktan veya böyle bir duruma düşmekten sadece korkmam, utanırım da. Şükürler olsun ki, hayatım boyunca böyle bir duruma veya böyle durumlara hiç düşmedim.

Kapitalizmin siyasal üstyapısı, ekonomik yönden ise altyapısı olan, uzun yıllardan bu yana dünyayı ve pek çok dünya ülkesini çekip çeviren liberalizm, 20.yüzyılın özellikle son çeyreğinden itibaren ciddi biçimde şekil değiştirmiştir. Bu değişime bağlı olarak, devletin iktisadi alanla ilişkisi ve görevleri konusunda minimal devlet/en az devlet anlayışını, özgürlüklerin alanının genişletilmesini, negatif özgürlük görüşünü, refah ve gelir dağılımının, rekabetten doğan iktisadi ahenk varsayımına dayalı olarak hakkaniyet içinde gerçekleşmesini, daha sonraları kabul gören Keynesçi refah toplumu ve sosyal devlet ilkelerini savunan klasik liberalizmin yerini Yeni Liberalizm almıştır.

Liberalizmin bu yeni versiyonu iktisadi yapının, geçmişteki bir kısım siyasi iktidarların yaptığı gibi, gerektiğinde, özellikle güvenlik nedenlerine bağlı olarak halkın yaşamına ve özgürlüğüne tecavüz edilebileceğini kabul eder. Yani bunalan kapitalizmin, bunalımdan çıkması için icat edilen, bir yönüyle güvenliğin teminatı olarak ortaya çıkan ve artık pek işe yaramayan eskisinin yerine ikame olunan bu yeni liberalizm anlayışı, Thomas Hobbes’un ‘her yerde hazır ve nazır devlet ilkesi’ üzerine inşa edilmiştir.

Bu yaklaşım, tam da Hobbes’un toplum sözleşmesinin uygulamaya konulmasıdır. Yani devlet, yani egemen böyle yaparak demektedir ki, ‘sen yurttaş olarak sözleşmede bana verdiğin yönetme yetkisiyle, sözle, itaat yükümlülüğüyle bağlısın, ama ben bu sözleşmeyle bağlı değilim.

Devlet, terörle, terörizmle, teröristle, halkın yaşama ve özgürlük haklarına her ne sebeple olursa olsun tecavüz edenlerle, kendi otoritesini sarsanlarla ve bekasını tehlikeye düşürenlerle elbette mücadele etmeli, halkının ve sınırlarının güvenliğini sağlamalıdır. Zira dışarıya karşı halkın menfaatini ve güvenliğini korumak, içeride adaleti tesis etmek ve halkın refahını sağlamak devletin asli görevidir.

Peki, devlet bunu nasıl yapmalıdır? Hukukun içinde kalarak, hukuk devleti olmanın gereklerine uyarak yapmalıdır. Çünkü düne kadar halk, ülke ve egemenlik unsurları temelinde tanımlanan devletin günümüzdeki olmaz ise olmaz birinci özelliği, niteliği hukuktur, hukuk devleti olmaktır, ikincisi ise demokrasidir. Devlet eğer bu iki önemli niteliğini ve özelliğini yitirirse, devlet olarak varlığını sürdürebilir belki ama herhalde halkının ve uluslararası camianın nezdinde güvenilirliğini, itibarını ve saygınlığını sürdüremez.

Dahası güvenlik adı altında korkuyu bir yönetme tekniği olarak kullanan, bu yolla kendisini meşrulaştıran ve yurttaşlarının itaat etmesini sağlayan, bu amaçla korkuyu araçsallaştıran, özgürlüklerin alanını ve kullanılmasını daraltan bir siyasi iktidar, uzun süre ayakta kalamaz, böyle bir iktidar ve böyle bir iktidarın temsil ettiği devlet de demokrat bir devlet olamayacağı gibi hukuk devleti de olamaz. Amerika’nın kurucu babalarından olan Benjamin Franklin’in ‘Geçici güvenlik uğruna temel özgürlüğünü feda edenler, hem özgürlüklerini, hem de güvenliklerini kaybederler’ demesi ondandır.

Zira korku politikaları hukuka, adalete olan güveni ortadan kaldırır, güvenlik ilkesini sulandırarak aşındırır, demokrasinin özünü oluşturan özgürlüğün kuyusunu kazar. Onun için, hukuk, hukuk devleti anlayışı, adalet ilkesi, demokrasi ve özgürlük kavramları ve kurumları, siyasal düşüncemizde korkunun teşkil ettiği yerden daha temel bir yere sahip olmalıdır. Esasen korku yoluyla meşruluk kazanan ya da kazandırılan ya da kazandırılmaya çalışılan her şey, terör de dahil her şey, ülke için, devlet için, siyasi iktidarın kendisi için, hukuk devleti için, demokrasi için, ekonomi için, siyasi istikrar için terörün kendisinden çok daha büyük tehlike oluşturur. Zira ve Svendsen’in ifadesiyle ‘korkunun oluşturduğu nedenlere karşı sürdürülen mücadelenin bizzat kendisi korkuya neden olur. Siyasi özgürlüğümüzün önemli bir parçası tam da çok büyük korkular yaşamadan hayatlarımızı sürdürmekten oluşur.

Durum şu ki;  korku tüneline itilen toplum kesimlerinin hamasetin uyuşturuculuğundan ve “korkularından” kurtulmasının yolu, gerçekleri açıkça bilmesi, kendine egemenler tarafından sunulan tablodaki belaların ne olduğu, kimin politikaları, hangi sınıfın çıkarının sonucu olarak ülkenin bu belalara sapladığını bilmesinden geçmektedir. Bunun için de olup bitenin halk yığınlarına doğru biçimde anlatılması, ilerici demokrat güçlerin bütün bu olup bitenler karşısındaki mücadelesinin de tek gerçek dayanağıdır.

Ki, burada elbette Evrensel başta olmak üzere gerçeğin peşindeki basına, her çeşit medyaya, ilerici demokrat parti ve çevrelere, işçilerin, emekçilerin ileri kesimlerine ve halkın gerçekleri bilerek mücadeleye katılmasından yana herkese önemli görevler düşmektedir. Çünkü yığınları sindirmenin ve yedeklemenin bir aracına dönüştürülen korkuyu yenmenin, “korku tüneli”nden gerçek dünyaya çıkmanın yolu buradan geçmektedir.

HAZİRAN-2020

Okan ONUR

- Advertisement -

SOSYAL MEDYA

16,985BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
2,458TakipçilerTakip Et
1,500AboneAbone Ol

Çok Okunanlar

Çalışmalar Yeşil Bir Kartal İçin

“Yeşil Odaklı Kartal” için çalışmalar aralıksız devam ediyor. Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel’in seçim döneminde üzerinde özellikle durduğu “Yeşil Odaklı, Çevreci, Yaşanabilir Bir Kent” oluşturma...

Başkan Yüksel İBB Meclisinde Konuştu

Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu liderliğinde gerçekleşen ve İBB’nin 2021 yılı bütçesinin görüşüldüğü Büyükşehir Belediye Meclis Toplantısı’na...

Sağlık Bakanı Uyardı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca sosyal medya hesabından paylaşım yaparak Koronavirüs tedbirleri hakkında dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca yaptığı paylaşımda "Salgına karşı zorunlu...

Sancaktepe Belediyesi Ödüle Doymuyor

Marmara Belediyeler Birliği tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen Altın Karınca Belediyecilik Ödül Törenin de, Sancaktepe Belediyesi Afet Yönetimi kategorisinde Mobil ve Web Uygulama...

İlgili Haberler

Çalışmalar Yeşil Bir Kartal İçin

“Yeşil Odaklı Kartal” için çalışmalar aralıksız devam ediyor. Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel’in seçim döneminde üzerinde özellikle durduğu “Yeşil Odaklı, Çevreci, Yaşanabilir Bir Kent” oluşturma...

Başkan Yüksel İBB Meclisinde Konuştu

Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu liderliğinde gerçekleşen ve İBB’nin 2021 yılı bütçesinin görüşüldüğü Büyükşehir Belediye Meclis Toplantısı’na...

Sağlık Bakanı Uyardı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca sosyal medya hesabından paylaşım yaparak Koronavirüs tedbirleri hakkında dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca yaptığı paylaşımda "Salgına karşı zorunlu...

Sancaktepe Belediyesi Ödüle Doymuyor

Marmara Belediyeler Birliği tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen Altın Karınca Belediyecilik Ödül Törenin de, Sancaktepe Belediyesi Afet Yönetimi kategorisinde Mobil ve Web Uygulama...

Tuzla’da Öğrencilere Deprem Eğitimi Verildi

Tuzla’da üniversite sınavına hazırlanan Tuzla Gençlik Merkezi(TUZGEM) öğrencilerine afet anında neler yapılması gerektiği anlatıldı. Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı,” Özellikle Afet durumlarında ilk...
- Advertisement -