Reklam
Ana Sayfa Bilim Beyin Göçü

Beyin Göçü

- Advertisement -

Herkes kaçıp gitme derdinin peşine düşmüş durumda. Özellikle de gençlerimiz. Yani geleceğimiz. Artık çocuklarımız orta öğretimden itibaren yurt dışına gidiyorlar. Sadece çocuklar ve gençler mi? İnsanlar neresi olursa olsun bu ülkeden gitmek istiyorlar. Gençlerle başladı; kadın, erkek, yaşlı, genç… Artık herkes ardına bile bakmadan gitmek istiyor. Son 30 yılda çok ciddi beyin göçü verdik. 1980’de yüzde 4,4 olan beyin göçü oranı, takvimler 2010’u gösterdiğinde yüzde 12,4’e ulaştı. Uzmanlara göre, beyin göçünün sonucu olarak doğacak olan ekonomik, sosyal ve kültürel kayıplar ülkemizi daha da geriletecek. Böyle giderse, her alanda daha büyük krizlerin yaşanacağı besbelli. Beyin göçünün etkilerinden biri de ekonomiye verdiği tahribat. Türkiye’den beyin göçünün maliyeti 200 milyar doların üzerinde. İşin komik yanı, Hükümetin yurtdışındaki bilim adamlarını Türkiye’ye geri döndürmek amacıyla ‘tersine beyin göçü’ adı altındaki yeni teşvik programını açıklamasının hemen ardından, Türkiye’de bazı akademisyenler tutuklandı. ‘Burada bence önemli olan aydınların alınması, sorgulanması, serbest bırakılması değil, bu durumun yarattığı gözdağı ortamının dalgalar halinde tüm vatandaşlara yayılıyor olması. Gerek yurtdışında, gerek yurt içinde gözdağı ortamın yarattığı bu tedirginliği canlı tutmayı artık bir toplumsal kontrol ve baskı stratejisi olarak gören ve bundan medet uman bir rejimle karşı karşıyayız. Etliye sütlüye bulaşmayan, muhalif olmayan, kendi halinde doktora öğrencileri dahi Türkiye’ye tatile gitmeye korkar oldular. Bu afaki belirsizlik ortamının nelere mal olabileceğinin hesabını yapan genç aydınları nasıl ülkeye geri kazandırmayı umuyor bu rejim? Belki de ummuyor, böylece sadece biat edenler gelsin, gerisi muhalif olsun olmasın ne halleri varsa görsünler tutumu bu.’(Dr. Kumru Toktamış, Siyaset Bilimci, 2018)

Artık günümüzde köyden kente göç neredeyse tamamlandı. Şimdinin kent-köylüsü bile durmak istemiyor artık buralarda. Vaktiyle gecekonduya, oradan TOKİ’ye terfi eden köylünün, aklını kullanan ve kendini yetiştiren 2. veya 3. Kuşak, az fakat giderek sayısı artan ardılları şimdilerde şehirde site ya da rezidanslarda yaşıyorlar. Hırslı olanlarının bir kısmı yurtdışına kapağı atmış durumda. Atamayanlar da atmanın derdinde. Artık oradan nereye giderler, bilemem. Mars’a filan yakında seferler başlayacak diyorlar, kim bilir.

Burada yeni olan, sınıfsal bir kaymanın da oluşu. Yoksullar, köylüler şehre gelirken, bir de Almanya ihtimali vardı. Şimdi okumuş yazmış ve seküler bir zihinle büyümüş, o zihinle hayatı kurmaya çalışanlar, bu coğrafyada daha sıkışık hissediyorlar. Bu ülkede yaşanmaz diyerek gitme düşlerine kapılmak, tekinsizliğin ortaya çıktığı dönemlerde artıyor. 7 Haziran 2015 seçimleri sonrasında toplum olarak maruz kalınan katliamlar, şehirlerin meydanlarını, caddelerini tekinsiz mekânlar haline getirdi.’(Cemal Dindar, Psikolog ve Yazar, 2016, BBC Türkçe)

Ülkenin içinde bulunduğu durumdan ve şehir hayatından bunalan, sıkılan bir kısım insan ise şehirden köye dönmek ya da yerleşmek niyetinde. Ne yaman bir çelişki! Köydeki şehire, şehirdeki köye gitme derdinde. Şehrin eski yerlileri(kentsoylular, Levantenler vs.) de, ne ülkede ne de şehirde yaşamak istiyorlar. Zaten şansı ve fırsatı olanlarının kimisi yurtdışına tamamen yerleşmiş durumda. Kimisi de toplumdan uzak yerlere, çiftliklere, yazlıklara filan yerleşmiş durumdalar.

Yapılan araştırmalar ve anketler, ‘Peki siz hiç Türkiye’den başka bir ülkeye gidip orada yaşamayı düşündünüz mü?’ sorusuna evet diyenlerin oranının %92 olduğunu gösteriyor.

Durum bu kadar vahim!…

Nisan-2020

Okan ONUR

- Advertisement -

SOSYAL MEDYA

16,985BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
2,458TakipçilerTakip Et
1,500AbonelerAbone

Çok Okunanlar

Srebrenitsa Katliamı Unutulmadı

Srebrenitsa katliamının gerçekleşmesinin 25. yıl dönümünde Kartal’da anlamlı bir anma töreni düzenlendi. Kartal Belediyesi tarafından yaptırılan Srebrenitsa Boşnak Soykırım Anıtı önünde gerçekleştirilen 25. yıl dönümü...

Hayatı anlamak

Bu bir anlam savaşı aslında. Bir yanda iyilik, diğer yanda kötülük. Gece ile gündüz, yer ile gök, beden ile ruh, artı ile eksi, madde...

DEĞER YARGILARIMIZ

Çok değil bundan 10-15 yıl önce insanlar borcu olduğu dükkanın önünden bile geçmeye utanırdı. Bu nedenle farklı yollardan gidilecek yere gidilir, borcun ödenmesi gereken...

Başkan Yüksel Havai Fişek Gösterilerinin Yasaklanması İçin Kolları Sıvadı

Kartal Belediyesi, ilçe genelinde havai fişek kullanımını yasaklamaya hazırlanıyor. Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, Kartal'da havai fişek kullanımını yasaklayan bir teklifin Kartal Belediye Meclisi'ne...

Related News

Srebrenitsa Katliamı Unutulmadı

Srebrenitsa katliamının gerçekleşmesinin 25. yıl dönümünde Kartal’da anlamlı bir anma töreni düzenlendi. Kartal Belediyesi tarafından yaptırılan Srebrenitsa Boşnak Soykırım Anıtı önünde gerçekleştirilen 25. yıl dönümü...

Hayatı anlamak

Bu bir anlam savaşı aslında. Bir yanda iyilik, diğer yanda kötülük. Gece ile gündüz, yer ile gök, beden ile ruh, artı ile eksi, madde...

DEĞER YARGILARIMIZ

Çok değil bundan 10-15 yıl önce insanlar borcu olduğu dükkanın önünden bile geçmeye utanırdı. Bu nedenle farklı yollardan gidilecek yere gidilir, borcun ödenmesi gereken...

Başkan Yüksel Havai Fişek Gösterilerinin Yasaklanması İçin Kolları Sıvadı

Kartal Belediyesi, ilçe genelinde havai fişek kullanımını yasaklamaya hazırlanıyor. Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, Kartal'da havai fişek kullanımını yasaklayan bir teklifin Kartal Belediye Meclisi'ne...

BİLGİ

Bilgi, bir toplumun refah seviyesinin, uygarlığının ve gelişmişliğinin göstergesidir. Bilgiyi oluşturan, geliştiren ve işleyen toplumlar gelişmiş toplumlardır. Ve bu toplumlarda yaşayan insanların kişi başına...

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz