Reklam
Ana Sayfa Bilim Aklın İntikamı 1

Aklın İntikamı 1

- Advertisement -

Yeryüzünde yapılan bütün işleri gördüm. Böylece bütün kötülüklere; insanoğlunun bütün boşluğuna, saçmalıklarına, onursuzluğuna şahit oldum. Bütün kalbimle düşünerek dedim ki, ‘Tanrım, bu büyük güne geldim. Ve bilgeliği, deliliği ve ahmaklığı öğrenirken kalbimi verdim’. Bununda can sıkıntısı olduğunu anlıyorum. Anladım ki, bilgelikte büyük üzüntü yatıyor. Ve insanın bilgisi arttıkça, acısı da katlanıyor.” Anonim

“Ve bir gün, iyi insan olmaktan da nefret edersin.” Kinsun

Akıllı, zeki, bilgili ve ahlaklı insanlar için, şu dünyada yaşamaktan daha zor bir şey yoktur. Çünkü böyle insanların ömrü ‘acı çekmekle’ geçer. Düşünen, okuyan, araştıran, sorgulayan, eleştiren yani ‘akli yeteneklerini kullanan’ bir insanın acı çekmesinden daha doğal ne olabilir? Aklının sınırlarını zorladıkça, pisliğin kokusunu buram buram alan biri nasıl rahatsız olmasın? Nasıl midesi bulanmasın?

Burada bahsettiğim acı, sürekli bir panik, teyakkuz, güvensizlik ve gerginlik gibi hallerden kaynaklanan psikolojik bir hastalık değildir. Mutlu olmak için, size yararı olan eylemlerde bulunmak yerine, büyük acılar çekilmesi gerektiğine dair tuhaf bir inanıştan da kaynaklanmıyor. Yahudi-Hristiyan geleneklerinden gelen duygusal bir bağın mirası olan, ‘iyi insanlar kendileri ve başkaları için acı çekmek zorundadır’ saçmalığıyla da hiçbir alakası yoktur. Yani geleneksel ya da dini motiv ve motivasyonlarla da alakası yoktur. Bu acı farkındalığın getirdiği bir acıdır. Gerçek insan olmanın lanetidir. İnsanoğlunun cahilliğinin, akıldışılığının, aptallıklarının, namussuzluklarının yol açtığı haksızlıklara, hukuksuzluklara, ahlaksızlıklara, kötülüklere karşı duramamanın verdiği bir ‘çareleri hayata geçirememe acısıdır’. Öğrenilmiş çaresizlik filan değildir. Bal gibi çareler olmasına rağmen, o çarelerin kimse tarafından dikkate alınmamasının, uygulanmamasının getirdiği bir ‘akıl acısıdır’. Her şeyi çok daha güzel, yaşanası ve anlamlı yapabilecekken, tam tersini yapmanın verdiği ‘budalalık acısıdır’. Kötülükleri görmezden gelme; çirkinliklerin üstünü kapatma; ‘bana neci’, umursamaz, bencil olma hastalığının verdiği acıdır. Örneğin; Dünyada her 5 saniyede bir çocuğun önlenebilir hastalıktan öldüğünü bilmenin verdiği acı gibi. Yılda yaklaşık 6,3 milyon, 15 yaş altı çocuk önlenebilir nedenler veya hastalıklar yüzünden hayatını kaybediyor. Üstelik Dünyada her sene yaklaşık 1,3 milyar ton yiyecek çöpe gidiyor. Düşünebiliyor musunuz? Çöpe giden yiyeceklerin sadece çeyreğini bile kurtarabilirsek, 870 milyon aç insanın karnını doyurabiliriz. Yaratabileceğimiz fark olağanüstü, gıda israfına birazcık dikkat gösterdiğimiz anda milyonlarca insanın hayatına dokunabiliyoruz. Fakat yaratamadığımız farkındalık da öyle. Fark etsek dahi, farkındalığımız olsa dahi hiçbir şey yapmıyoruz!

“İnsan bir çıraktır, acı da onun ustası. Hiç kimse acı çekmedikçe, kendisini tanıyamaz.” Alfred de Musset

Acı çeken, kendini büyük bir kaosun içine girmiş gibi hissetmez; kaosun kendisini görür. O kaosun içindeki tüm pislikleri, çirkinlikleri, kötülükleri görür. Ve tüm bunlara neden olanın da sadece insan olduğunu anlar. Bunların karşısında hayatını sorgulayıp, ne yapmak istediğini düşünür. Bunlara nasıl bir tepki vermesi gerektiğini, çözümlerinin neler olabileceğini sorgular. Bazen cevap bulur, bazen bulamaz. Çünkü düzeltmek istediği çoğu şeyin düzelmesi için pek de imkân olmadığını anlar. Kötülüklerin olmadığı, güzel ve yaşanası bir dünyanın özlemini ve hayalini kurar. Evet, hayal kurmak güzeldir fakat gerçekler de acıdır… Yüzüne tüm bu gerçekler çarptığında kendini savunmasız, çaresiz hisseder. Her ne kadar değiştirmek istese de çoğu şeyi, maalesef değiştiremez. Bunun için bazen bir adım atmak ister, atar da. Ancak ayağına çelme atarlar. Yere düşürürler, ezerler. Böyle ilerleyemediğini fark eder. Nereden, nasıl başlayacağını ve nasıl ilerleyeceğini tekrar tekrar düşünür. Kuyruğunu yakalamaya çalışan tilki gibi bir döngüye kapılır gider. Böyle bir girdabın içinde boğulacak gibi olur. Çırpınır, kör dövüşü yapar. Ve bütün bunları yaparken hep acı çeker. Acılar içinde yaşayıp gider…

MAYIS-2020

Okan ONUR

 

- Advertisement -

SOSYAL MEDYA

16,985BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
2,458TakipçilerTakip Et
1,500AbonelerAbone

Çok Okunanlar

Srebrenitsa Katliamı Unutulmadı

Srebrenitsa katliamının gerçekleşmesinin 25. yıl dönümünde Kartal’da anlamlı bir anma töreni düzenlendi. Kartal Belediyesi tarafından yaptırılan Srebrenitsa Boşnak Soykırım Anıtı önünde gerçekleştirilen 25. yıl dönümü...

Hayatı anlamak

Bu bir anlam savaşı aslında. Bir yanda iyilik, diğer yanda kötülük. Gece ile gündüz, yer ile gök, beden ile ruh, artı ile eksi, madde...

DEĞER YARGILARIMIZ

Çok değil bundan 10-15 yıl önce insanlar borcu olduğu dükkanın önünden bile geçmeye utanırdı. Bu nedenle farklı yollardan gidilecek yere gidilir, borcun ödenmesi gereken...

Başkan Yüksel Havai Fişek Gösterilerinin Yasaklanması İçin Kolları Sıvadı

Kartal Belediyesi, ilçe genelinde havai fişek kullanımını yasaklamaya hazırlanıyor. Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, Kartal'da havai fişek kullanımını yasaklayan bir teklifin Kartal Belediye Meclisi'ne...

Related News

Srebrenitsa Katliamı Unutulmadı

Srebrenitsa katliamının gerçekleşmesinin 25. yıl dönümünde Kartal’da anlamlı bir anma töreni düzenlendi. Kartal Belediyesi tarafından yaptırılan Srebrenitsa Boşnak Soykırım Anıtı önünde gerçekleştirilen 25. yıl dönümü...

Hayatı anlamak

Bu bir anlam savaşı aslında. Bir yanda iyilik, diğer yanda kötülük. Gece ile gündüz, yer ile gök, beden ile ruh, artı ile eksi, madde...

DEĞER YARGILARIMIZ

Çok değil bundan 10-15 yıl önce insanlar borcu olduğu dükkanın önünden bile geçmeye utanırdı. Bu nedenle farklı yollardan gidilecek yere gidilir, borcun ödenmesi gereken...

Başkan Yüksel Havai Fişek Gösterilerinin Yasaklanması İçin Kolları Sıvadı

Kartal Belediyesi, ilçe genelinde havai fişek kullanımını yasaklamaya hazırlanıyor. Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, Kartal'da havai fişek kullanımını yasaklayan bir teklifin Kartal Belediye Meclisi'ne...

BİLGİ

Bilgi, bir toplumun refah seviyesinin, uygarlığının ve gelişmişliğinin göstergesidir. Bilgiyi oluşturan, geliştiren ve işleyen toplumlar gelişmiş toplumlardır. Ve bu toplumlarda yaşayan insanların kişi başına...

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz