Reklam
Ana Sayfa Bilim AHLAKSIZLIK HASTALIĞI

AHLAKSIZLIK HASTALIĞI

- Advertisement -

İnsanların çoğu, içinde bulunduğumuz bunca yıkıcı, yakıcı sorunun kaynağını sadece eğitimde arıyor. Özellikle bir kısım entel ve liboş kesimin dilinde sürekli bu var. Belli ölçüde doğrudur. Ancak eksik bir tespittir. Tüm bu sorunların ana kaynağı eğitim değildir. Ahlaktır! Daha doğrusu ahlak yoksunluğudur! Çünkü mevzu sadece cahillik, bilgisizlik değildir. Bilgi, pek çok yol ve yöntemle insanlara aktarılabilir. Yani bilgi öğretilebilir de, öğrenilebilir de. Bu eğitimin konusudur. Ancak sorumluluk, doğruluk, dürüstlük, hakkaniyet, alçakgönüllülük, hoşgörü, merhamet, onur, haysiyet, kişilik gibi pek çok manevi değer kolay kolay öğretilemez. Eğitim ve öğretim teknikleriyle belli ölçüde(kavramsal olarak) aşılanabilir. Ancak daha ileriye varamaz. Aşının içerde tutması, filizlenip büyümesi için başka unsurlar da gerekir. Temiz aile ve toplum gibi. Tüm bu değerler, insanın iç dünyasıyla ilgilidir; görülmeyen, duyularla sezilebilen, ruhani, tinseldir. Aklın ve duygunun bileşkesiyle ortaya çıkan, kendine özgü mefhumlardır. Bu mefhumlar, insanları, nesneleri veya olayları, ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği sağlar. Bu yeteneğin büyüyüp gelişmesi için bizzat yaşa(n)ması gerekir. Tatbik ve tecrübe etmesi gerekir. Bu tür tavır, tutum ve davranışlara şahit olması gerekir. Yani öğrense bile, hayatta karşılığı yoksa uygulamada yoksa kadük kalır. Hiçbir önemi kalmaz. Bunu yaşayacağı yer başta aile ve toplumun içidir. İçinde yaşadığı aile ve toplum neleri önemsiyor, neleri yapıyorsa; bireyler de aynı şeyleri önemsiyor ve de yapıyorlar.

Mesela; Türkiye’de, yıllardan beri okullarda Trafik Güvenliği, Sağlık Bilgisi, Medya Okuryazarlığı, Çevre Eğitimi gibi davranış dersleri veriliyor. Buna rağmen halkımız trafik kurallarına uymuyor, iletişim araçlarını doğru amaçlar için kullanmıyor, basit sağlık önlemlerini almıyor, çevresini temiz tutmuyor. Çünkü gerek aile içinde gerekse de toplum genelinde bunun uygulamalarıyla yeterince karşılaşmıyor. Ailesinin ve toplumun yapmadığını birey neden yapsın?

Bir başka örnek sigara. Sigaranın zararlarını toplumda bilmeyen yoktur. Sigara, insanlarda çok önemli bir hastalanma ve ölüm nedenidir. Sigara ve tütün kullanımı, dünyada önlenebilir ölüm nedenlerinin en önemlisidir. Her yıl dünyada yaklaşık 5 milyon insanın sigara ve tütün kullanımına bağlı hastalıklardan hayatını kaybettiği tahmin ediliyor. Sigarayı bıraktırma konusunda yapılan bir sürü çalışmaya rağmen, ülkemizde sigara bağımlılığı aksine giderek artmaktadır. Yetmişli yıllardan bugüne gelişmiş ülkelerde sigara içim oranları azalmakla birlikte, gelişmekte olan ülkelerde yükselmeye devam etmiştir. Türkiye, sigara tüketiminde dünyada 4. sıradadır. Sigara paketinin üzerinde ibretlik, caydırıcı, ürkütücü fotoğraflar olmasına rağmen, vatandaş fosur fosur içiyor.

Tüm bunlar davranışlarla ve alışkanlıklarla ilgilidir. Ahlak da davranışlarla öğrenilir. Mesele onu alışkanlık haline getirebilmektedir. Bir toplumda belli şartlara bağlı olmaksızın arzu edilen, faydalı görülen ve beğenilen şeyleri gösteren ölçütler, “toplumsal değerler” olarak kabul edilir. Toplumsal değerler, toplum üyeleri tarafından paylaşılan iyi, doğru, güzel ölçülerdir. “Yardımseverlik, işbirliği yapma duygusu, ahlâklı olma, büyüklere saygı, edepli ve iffetli olmak” vb. değerler, toplumsal değerlerden bazılarıdır. Bu değerler, iyi ve geçimli bir sosyal hayatı sağlar; insan ilişkilerini(beşeri münasebetler) düzenlemeye yönelik çok önemli işlev görür. Bir toplumun değerleri, o toplumdaki bireylerin davranışlarını ölçü ve ölçütlerle alışkanlıklara dönüştürür.

İnsan, insan olması hasebiyle, şefkat vasıtasıyla, başkalarının sevinciyle sevinir ve onların elemiyle üzülür. Yardımlaşma gibi vicdana dayanan ve adaleti aşıp ihsan boyutuna ulaşan davranışlara da ‘insani değerler’ denir. Tüm araştırmaların gösterdiği gibi, etik veya ahlaki değerlerin en büyük, en yaygın ve en etkin kaynağı dindir. Eskiden din kurumu tek başına bu değerleri sağlamaya ve canlı tutmaya yeterli idi. Ancak modernitenin yükselmesiyle din geri planda kaldı ve ortak ahlaki değerlerde oluşan boşluğu seküler eğitimle doldurma ihtiyacı doğdu.

Tüm inanç sistemleri iyi ahlaka sahip güzel insanlardan söz eder; temizliğe önem veren, iyi huylu, saygılı, Allah’tan korkan, günah işlemekten kaçınan, harama el uzatmayan ve adil kulları hedefler. Eğitim sistemleri de rasyonel yöntemlerle kişilerin davranışlarında iyi yönde değişiklikler yapmayı hedefleyerek öğrenmeyi öğreten, insan merkezli, saygılı, kurallara uyan, çevre ve kendi sağlığına önem veren, suça eğilimli olmayan bireyler yetiştirmeye çalışır. Bu açıdan bizim toplumumuza baktığımızda; toplumumuzun çoğunun ahlaksız, kötü huyları olan, ölçüsüz, günahkâr, başkalarının hakkını çiğneyen, bilgisiz, cahil, saygısız, kurallara uymayan, çevreyi kirleten, suça eğilimli kişilerden oluştuğunu görüyoruz. Bu bakımdan bizim toplumumuz hasta toplumlar arasındadır. Ya inanç sistemimizde bir problem var ya da eğitim sistemimizde. Belki de her ikisinde. Bir yerlerde problemin olduğu açıktır. Böyle sağlıksız sistemler üzerinde ahlaksız bireylerin kavgaları sürekli bir seyir izleyerek, sorunların görülmesini ve çözülmesini epey zorlaştırır. Nitekim bizim toplumumuzda da insanların bir kısmı halinden gayet memnun ve ortada hiçbir sorun görmüyor. Diğer bir kısmı, bunca problemi doğal karşılayıp görmezden geliyor. Bir kısmı da ciddi derecede ‘endişeli’ ama her şeye rağmen ‘umutlu’.

Kendisiyle ve dolayısıyla çevresiyle barışık olamayan kavgacı, bencil ve tüketici bireylerden oluşan hasta toplumların en küçük problemleri bile çözme iradesi söz konusu değildir. Oysa iyi bir eğitim sürecinden geçmiş, inançlar ve inanç sahipleriyle doğacak sorunları çözme becerisine sahip olan, öz güven ve öz saygıyla dolu bireylerden oluşan sağlıklı toplumlar, sorunları olması gerektiği gibi ele alarak çözüm üretme konusunda epey yeteneklidir. Sağlıklı toplumlarda başarı tesadüfi değildir: Çok çalışarak, dürüst ve adil davranılarak kazanılır. Tevekkül ya da umut ederek değil. Hâlbuki Tanrı, bunu başarmamızı sağlayacak iradeyi ve izni bizlere vermiştir. Aksi halde, bunu başaran nasıl başarmıştır?

Hasta toplumlarda ahlaki çöküntü süreklilik kazanırken, sağlıklı toplumlarda ahlaki çöküntüden çok, farklı sosyal kavramlar ve tanımlar söz konusu olur. Bu süreçlerde toplumsal evrimi de göz önüne almak gerekmektedir. Çatışma ve savaşlardan sonra gerekli dersleri çıkarmış toplumlardaki toplumsal gelişme hızlı ve özümsenebilir iken, ders çıkarmada başarısız olan toplumlarda gelişme gelgitlerle doludur. Bu toplumlarda mutsuzlukla kötülük adeta kardeş gibidir. Biri diğerini destekler ve büyütür. Biz, derin tarihi geçmişinden bir türlü ders alamamış, ‘öğrenemeyen bir toplumuz’. Öğrendiğimiz tek şey ‘öğrenilmiş çaresizlik’. Ahlak artık insanın okulda, sokakta, iş yerinde, yolda, kentte, köyde kendi başına öğrenip edinebileceği bir ilişkiler kuralı değildir. Zira buralarda ahlakı ara ki, bulasın. Zira toplumumuz ahlaksızlık hastalığının pençesine düşmüştür ve günden güne erimektedir.

Okan ONUR

- Advertisement -

SOSYAL MEDYA

16,985BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
2,458TakipçilerTakip Et
1,500AbonelerAbone

Çok Okunanlar

Srebrenitsa Katliamı Unutulmadı

Srebrenitsa katliamının gerçekleşmesinin 25. yıl dönümünde Kartal’da anlamlı bir anma töreni düzenlendi. Kartal Belediyesi tarafından yaptırılan Srebrenitsa Boşnak Soykırım Anıtı önünde gerçekleştirilen 25. yıl dönümü...

Hayatı anlamak

Bu bir anlam savaşı aslında. Bir yanda iyilik, diğer yanda kötülük. Gece ile gündüz, yer ile gök, beden ile ruh, artı ile eksi, madde...

DEĞER YARGILARIMIZ

Çok değil bundan 10-15 yıl önce insanlar borcu olduğu dükkanın önünden bile geçmeye utanırdı. Bu nedenle farklı yollardan gidilecek yere gidilir, borcun ödenmesi gereken...

Başkan Yüksel Havai Fişek Gösterilerinin Yasaklanması İçin Kolları Sıvadı

Kartal Belediyesi, ilçe genelinde havai fişek kullanımını yasaklamaya hazırlanıyor. Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, Kartal'da havai fişek kullanımını yasaklayan bir teklifin Kartal Belediye Meclisi'ne...

Related News

Srebrenitsa Katliamı Unutulmadı

Srebrenitsa katliamının gerçekleşmesinin 25. yıl dönümünde Kartal’da anlamlı bir anma töreni düzenlendi. Kartal Belediyesi tarafından yaptırılan Srebrenitsa Boşnak Soykırım Anıtı önünde gerçekleştirilen 25. yıl dönümü...

Hayatı anlamak

Bu bir anlam savaşı aslında. Bir yanda iyilik, diğer yanda kötülük. Gece ile gündüz, yer ile gök, beden ile ruh, artı ile eksi, madde...

DEĞER YARGILARIMIZ

Çok değil bundan 10-15 yıl önce insanlar borcu olduğu dükkanın önünden bile geçmeye utanırdı. Bu nedenle farklı yollardan gidilecek yere gidilir, borcun ödenmesi gereken...

Başkan Yüksel Havai Fişek Gösterilerinin Yasaklanması İçin Kolları Sıvadı

Kartal Belediyesi, ilçe genelinde havai fişek kullanımını yasaklamaya hazırlanıyor. Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, Kartal'da havai fişek kullanımını yasaklayan bir teklifin Kartal Belediye Meclisi'ne...

BİLGİ

Bilgi, bir toplumun refah seviyesinin, uygarlığının ve gelişmişliğinin göstergesidir. Bilgiyi oluşturan, geliştiren ve işleyen toplumlar gelişmiş toplumlardır. Ve bu toplumlarda yaşayan insanların kişi başına...

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz