Ana Sayfa Yazar Köşesi ATATÜRK’ÜN YAVERİ ŞÜKRÜ TEZER

ATATÜRK’ÜN YAVERİ ŞÜKRÜ TEZER

Sağdan itibaren Salih, Şükrü ve Cevat Abbas beyler.

Şükrü Bey’in kendi kaleminden;

“Edirne de bulunduğumuz müddetçe her an yeni vazife ile başka bir cepheye sevk edilmeye hazır vaziyette askerin devamlı talim ve terbiyesiyle uğraşılıyordu. Talim yerimiz her yıl âdet olunmuş olan şimdiki Kırkpınar güreşlerinin yapılmakta olduğu tarihi Saray içi mevkiiydi. Bir gün talim ve terbiyesiyle mükellef bulunduğum takım efradından bir mangaya, karşılıklı iki sehpaya gerili ve derece derece yükseltilen ip üzerinden atlamak suretiyle jimnastik hareketi yaptırmaktaydım. Tam bu sırada, taburumuz talim bölgesinde iki atlının ilerlemekte olduğunu gördüm. Biraz daha yakına gelince öndeki atlının, kolordu kumandanımız olduğunu fark etmiş ve takip ettiği hareket istikametinin bulunduğum yer olduğuna şüphe ve tereddüdüm kalmamıştı.

Biraz sonra aramızda çok kısa bir mesafe kaldığını görünce derhal kendilerine yaklaştım. Şimdi, kahraman Mustafa Kemal Bey’le karşı karşıyaydım. Tazim resminden sonra talimatname gereğince, bağlı bulunduğum birliği ve meyanda kendimi takdim ederek günlük programa göre meşgul olduğum talim mevzuunu arz ettim. Yani kısacası tekmil haberini vermiş oldum. İlk sözleri:

-Devam ediniz!

Olmuş ve bunu takiben de:

-Sizi bu işte hakem tayin ettim. Neticede en çok başarı sağlayacak askeri bana göstereceksiniz!

Emrini vermişlerdi”(6).

“Askerlik hayatımda o güne kadar böyle yüksek bir kumandanla karşılaşmamış olduğum için birkaç dakika içinde cereyan eden bu durumun, bende husule getirdiği heyecandan kendimi nasıl toparlayabilmiş olduğuma hala hayretteyim.

Aynı zamanda, isabetsiz bir harekette bulunmak yüzünden tenkit ve muahezeye maruz kalmamak için de bütün mevcudiyetimle dikkat kesilmiştim.

İşte, bu vaziyet karşısında ve bir an içinde vuku bulan bu fevkaladeliğe mümkün mertebe mukavemete çalışarak verilen emri kemali ciddiyetle yerine getirmeye başladım. Onbaşı hariç sekiz askerden ibaret mangayı sıraya getirerek ve karşılıklı sehpalara gerili ipi de münasip yüksekliğe çıkardıktan sonra birer birer atlatmaya devam ettim. Talim hareketi bitince bütün heybetiyle at üzerinde dimdik duran kumandanla göz göze gelmiştim.

Kendilerinin, en iyi atlayan askeri çoktan görerek tespit etmiş olduklarına şüphe bulunmamakla beraber, o keskin bakışlarıyla, tevdi buyurdukları hakemlik vazifesinin sonucunu anlamak istedikleri bariz bir surette belliydi. Beden hareketi yaptırdığım sekiz askerden bir tanesi, diğerlerine nazaran gerçekten çok iyi atlamış ve bunu gözden kaçırmayarak mimlemiştim. Binaenaleyh, kumandanla göz göze gelince, en iyi atlayan askeri manga sırasından iki üç adım ileriye çıkararak:

-Kumandanım, en iyi atlayan bu askerdir! Demem üzerine:

– Evet, en iyi o atlamıştır!

Sözüyle birlikte askerin kendilerine yaklaşmasını emir buyurmuşlardı.

– Acaba, ne olacak? Diye telaş içinde neticeyi bekliyorduk. Asker sert adımlarla yaklaşarak:

Emrediniz Kumandanım!

Demesi üzerine; o, hayret verici olduğu kadar meraklı ve heyecanlı manzara bugünkü gibi hala gözlerimin önündedir ve hiç unutamam kumandan eliyle pantolonun sağ cebinden çıkardığı bir altın lirayı askere uzatarak:

-Al arkadaş bu vazifeni iyi yapmanın mükâfatıdır!

Dedikten sonra manganın diğer efradına karşı:

-Tekrar gelip, ayrıca sizi de taltif edeceğim.!

Vaadinde bulunmak suretiyle gönüllerini almak büyüklüğünü göstermiş ve müteakiben bana da, teşekkürle çok kıymetli iltifat ve teveccühlerini esirgemeyerek ayrılmışlardı”(7).

“Aynı zamanda sadece, kumanda eğitim birliğinin teftişini yaparak sahadan ayrılmış olmaları benim için ölçüsüz ve o nispette unutulmaz bir şeref vesilesi olmuştu.(8)

Yalnız, günlerce devam eden bu zevk ve neşenin, bana adeta yepyeni bir hayata kavuşmak müjdesini verdiğini, ancak, çok kısa bir müddet sonra bu bahtiyarlığa nail olduğum zaman anlayarak takdir edebiliştim. Şöyle ki:

Kıta teftişi tarihinden yirmi, yirmi beş gün kadar sonra alay kumandanlığından gelen bir emirde, bütün zabitanın, ertesi gün sabahleyin fırka karargâhında toplanması bildiriliyordu. Bu emir gereğince, evvela tümen merkezine ve oradan da topluca kolorduya gidilmiş ve mensup bulunduğum 12. fırka ile birlikte kolordu emrinde bulunan diğer fırka zabitanı da karargâh binası önündeki geniş avluda toplanarak kumandanın gelmesine intizar olunmuştu.

Şükrü Tezer Bu arada, kolordu karargâhının, emrindeki kıt’aatla birlikte Şark Cephesi’ne hareket emri aldığı keyfiyeti zabitana duyurmak maksadıyla tertip edilmişti. Biraz sonra karargâh binasından çıkarak merdiven sahanlığında mevki alan Kumandan Mustafa Kemal Bey, bütün zabitanın selam resmine mukabelede bulunduktan ve etrafa kısaca göz gezdirdikten sonra konuşmalarına başlamışlardı”(9)

“Büyük küçük her rütbede mevcut zabitanla birlikte azami dikkat ve sükûnet içinde sözlerini dinlediğim kumandanın yanı başında bulunanlar arasında yakını olduğum bir zatla karşılaşmak fırsatını bulmuş ve kumandanın nutkunu bitirerek karargâh binasına çekildikten sonra zatın yanına gittiğimde:

-Şükrü, buralarda mısın? Demesine karşı, önce elini öptüm ve daha sonra da 12. fırka emrinde bulunduğumu bildirmiştim. Bu zat, beni beraberine alıp karargâh binasının üst katındaki kumandanlık dairesine çıkardığı zaman, artan heyecanımı güç zapt edebilmiş ve kumandana:

-Yeğenim Şükrü! Diye takdim olunmam üzerine hürmet ve tazimle elini öptüğüm kumandan:

-Nasılsınız? İltifatında bulunurlarken, bir taraftan da dikkatle bakarak:

–Sizi tanıyacağım ve tanıyorum!

Buyurmuşlardı.

Evet, o keskin bakışlar ve emsalsiz zekâ, bu tahmininde yanılmamıştı. Kumandana; yirmi gün kadar önce Saray içi talim meydanındaki teftişlerinde, beden hareketi yaptırdığım takım efradından başarı gösteren bir askeri nakdi mükâfatla taltif buyurmuş olduklarını kısaca arz etmem üzerine:

-Evet, hatırladım!

Demek suretiyle geçen bu konuşmadan sonra huzurundan ayrılmıştım. Zaman emrindeki birliğin Kırklareli’nde bulunduğunu ve özel olarak, kumandanı ziyaret maksadıyla bir gün evvel Edirne’ye gelmiş olduğunu anlatan sayın amcamla büyük bir talih ve hüsnü tesadüf eseri olarak kolordu karargâhındaki toplantı sırasında karşılaşmak fırsat ve imkânı hâsıl olmuş ve buluşma vesilesiyle yapılan takdim sırasında, kumandan nezdinde vaki teşebbüsü neticesinde verilen bir emirle aynı gün kıtamla ilişiğim kesilerek kolordu karargâhında naklim icra edilmişti”(9).

Şükrü Bey, amcası olan Kurmay Binbaşı Fuat Bey’in tavsiyesi üzerine Edirne’de 28 Şubat 1916 tarihinde Mustafa Kemal Bey’in yaverliğine atanmıştır. Şükrü Bey, Albay Mustafa Kemal Bey’in yaverliğine atanmasına rağmen Kolordu’nun Doğu Cephesi’ne intikale başlamasından dolayı, ancak Diyarbakır’a ulaşıldıktan sonra fiilen yaverlik görevine başlayabilmiştir.

1916-1918 arasında Edirne’den itibaren Diyarbakır, Doğu Suriye cephelerinde Mustafa Kemal’in yanında yaverliğini yapan, Şükrü Bey, 1893 yılında Larissa – Yunanistan’da doğmuştur. Babası, Yenişehir’li Nuri Bey’dir. 1877-1878 Osmanlı -Rus Savaşı sonunda imzalanan Berlin Antlaşması gereğince Teselya’nın Yunanistan’a bırakılması üzerine akrabalarından bir kısmı Selanik’e göç etmiştir.

Babasının da dâhil bulunduğu diğer bir kısmı ise, daha sonra Selanik’in düşman eline geçmesinden sonra Anavatan’a geçmeyi tercih etmiş ve Manisa’ya yerleşmişlerdir.

İlk ve orta öğretimini Manisa’da yaptıktan sonra İstanbul-Beylerbeyi İhtiyat Zabit Mektebine (Yedek Subay Okulu) girerek bu okulun ikinci dönemini 28 Temmuz 1912’de bitirmiş ve yedek asteğmen olmuştur. Bu okul Mahmut Şevket Paşa’nın Harbiye Nazırlığı sırasında ordunun subay kadrosu ihtiyacının kısa sürede karşılanması maksadıyla 1910’da kurulmuştu.

Şükrü Bey, 15 Eylül 1912’de asteğmen, 15 Mart 1913’te de teğmen rütbesi almıştır. 28 Şubat 1916 – 13 Ekim 1918 tarihleri arasında 2 yıl 7 ay 15 gün yaverlik yapmış, Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasından sonra, terhisinin ardından yaverlik görevinden de ayrılmıştır.

- Advertisement -

SOSYAL MEDYA

16,985BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
2,458TakipçilerTakip Et
1,500AboneAbone Ol

Çok Okunanlar

Çalışmalar Yeşil Bir Kartal İçin

“Yeşil Odaklı Kartal” için çalışmalar aralıksız devam ediyor. Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel’in seçim döneminde üzerinde özellikle durduğu “Yeşil Odaklı, Çevreci, Yaşanabilir Bir Kent” oluşturma...

Başkan Yüksel İBB Meclisinde Konuştu

Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu liderliğinde gerçekleşen ve İBB’nin 2021 yılı bütçesinin görüşüldüğü Büyükşehir Belediye Meclis Toplantısı’na...

Sağlık Bakanı Uyardı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca sosyal medya hesabından paylaşım yaparak Koronavirüs tedbirleri hakkında dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca yaptığı paylaşımda "Salgına karşı zorunlu...

Sancaktepe Belediyesi Ödüle Doymuyor

Marmara Belediyeler Birliği tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen Altın Karınca Belediyecilik Ödül Törenin de, Sancaktepe Belediyesi Afet Yönetimi kategorisinde Mobil ve Web Uygulama...

İlgili Haberler

Çalışmalar Yeşil Bir Kartal İçin

“Yeşil Odaklı Kartal” için çalışmalar aralıksız devam ediyor. Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel’in seçim döneminde üzerinde özellikle durduğu “Yeşil Odaklı, Çevreci, Yaşanabilir Bir Kent” oluşturma...

Başkan Yüksel İBB Meclisinde Konuştu

Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu liderliğinde gerçekleşen ve İBB’nin 2021 yılı bütçesinin görüşüldüğü Büyükşehir Belediye Meclis Toplantısı’na...

Sağlık Bakanı Uyardı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca sosyal medya hesabından paylaşım yaparak Koronavirüs tedbirleri hakkında dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca yaptığı paylaşımda "Salgına karşı zorunlu...

Sancaktepe Belediyesi Ödüle Doymuyor

Marmara Belediyeler Birliği tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen Altın Karınca Belediyecilik Ödül Törenin de, Sancaktepe Belediyesi Afet Yönetimi kategorisinde Mobil ve Web Uygulama...

Tuzla’da Öğrencilere Deprem Eğitimi Verildi

Tuzla’da üniversite sınavına hazırlanan Tuzla Gençlik Merkezi(TUZGEM) öğrencilerine afet anında neler yapılması gerektiği anlatıldı. Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı,” Özellikle Afet durumlarında ilk...
- Advertisement -