Ana Sayfa Yazar Köşesi 19 Mayıs 1919’a Doğru

19 Mayıs 1919’a Doğru

Çok uzun tarih geçmişine sahip, Türk Milleti yaşadığı asırlar içerinde birçok devlet kurmuş, çok farklı kültürlere sahip milletleri başarı ile yönetmesini bilmiştir. Hükmettiği hiçbir toprağın kültürüne dokunmamakla birlikte kendi kültürünü korumasını da çok iyi bilmiştir. Yüzyılların tanıklık ettiği bu süreçte Türk milletinim adalet bilinci sorgulanamaz niteliktedir. İslam’la 10.uncu yüzyılda tanışan bu yüce milletin insan anlayışı ise çok yücedir ki;

‘’ Ey Oğul, İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın’’ sözü bu Cihan Devletine vücut veren şeyh Edebali’ye aittir.

‘’Halka hizmet hakka hizmettir’’ anlayışı ile bütün insanlığa örnek olmuş, hâkim olduğu bütün topraklara, sahip olduğu bütün kültürlere barış türküsünü sevdirmiştir.

Özgürlük ve bağımsızlığın ezelden beri damarlarında dolaştığı bu milletin en önemli varlıkları vatan ve namustur. Vatan; bayrağının dalgalandığı toprak, namus ise o toprakların sınırlarıdır.  Devleti baba, vatanı ana bilmiştir.

Cesareti, adaleti, insana olan sevgisi ile yedi cihana hükmeden bu millet asırlarca kimliğini bozmadan yaşayıp yaşatmıştır.’’ Bir Türk dünyaya bedeldir’’ anlayışı o yüzyılın analizi niteliğindedir. Kitaplara olan samimiyetiyle tarihe olan hâkimiyetini kanıtlayan Mustafa Kemal, bu sözü söylediğinde asırlarca medeniyet mimarlığı yapmış Türk Milleti’nin geçmişini de sentezlemektedir. Türk milleti geçmişi ve bu günüyle bir bütün ve bir gerçektir.

Siz bakmayın ‘’barbar’’ dediklerine. Devletini baba, vatanını ana, namusunu sınır, toprağını vatan bilen, savaş meydanlarında gözünü kırpmadan kılıç sallayan bir yiğide, bir korkak başka ne der ki?

Yüzyıllarca bu bilinci taşımak elbette zor olacaktı. Nesiller değiştikçe yargılar anlayışlar bilinçlerde değişti. Türklüğün bekasını taşıyan bu bilinç zamanla tehlikeye düştü. Yeni nesillerin taşıyamadığı bu medeniyet yok olma eşiğine kadar geldi. Yoksullaşan halk büyük acıların içerisinde yok olup gidiyordu. İnsanı yaşat anlayışı unutuldu yerini kişisel menfaatler aldı.

Ardından başlayan derin bunalım dönemi yirminci yüzyılın başlarında iyice tesirini gösteriyordu. Uzun yıllar Avrupa devletlerince sürdürülen iğrenç politikalar, tezgâhlar, şeytan işi iç pazarlıklar sonucu Türk topraklarının sağlığı bozuldu. Zamanla ekonominin yabancı ülkeler eline geçmesine neden olan imtiyazlar, geçmişteki Türk bilincini taşıyamayan neslin sorumluluğundadır. Kapitülasyonlar, borç karşılığı verilen imtiyazlar sonucu yapılan anlaşmalar sonucu bütün üretim ve gelir emperyalist devletlere teslim ediliyordu. Sanayileşme sonucunda artan sömürge ihtiyacını karşılamak için Osmanlı Devleti açık hedef olmuştu.  Avrupa’nın açık pazarı haline gelen Osmanlı ekonomisi sanayisinin % 85’ini, dış ticaretinin %100’ünü, banka ve para hacminin tamamını, iç ticaretin % 85’ini gayrimüslim ve yabancıların eline bırakmıştı. Hasta adam ilan edilen Cihan Devleti, ağzından salyalar akıtan Avrupalı emperyalist ülkeler tarafından koca bir masaya paylaşılmak üzere yatırıldı. Asalak zihniyetin uzantısı emperyalistlerin yıllarca hayalini kurdukları rüya adeta gerçekle buluşuyordu.

Tarıma dayalı olan ekonomi birinci dünya savaşı başlarında bitme noktasına geliyordu. Nüfusun yarısı tarımla üretim yaparak kendine bakarken, geri kalan genç, çocuk, yaşlı, memur, asker, hasta, küçük esnaf ve çalışma gücü olmayan nüfusun diğer kısmını doyurmak ve yaşatmak zorundaydı. Çalışabilir nüfusun neredeyse tamamına yakını, 3 milyon kişi askere alınmıştı. Savaşın başlaması ile birlikte üretim minimum seviyeye gerilemiş, gıda sıkıntısı çözülemeyecek hat safhaya ulaşmıştı. İşin en kötüsü, tarımı ayakta tutan ihraç ürünleri üzüm, incir, zeytinyağı, pamuk gibi ürünlerin üretimi Ege ve Akdeniz bölgeleri ile Marmara bölgesinde yapılmaktaydı. Ne var ki buralar da düşman işgali altındaydı. Milletin bütün damarları kesilmiş yokluk içinde Kurtuluş savaşına doğru gidiliyordu.      Osmanlı Devleti Birinci Dünya Savaşı başlarında, 1.710.000 kilometre kare toprak içerisinde çeşitli din, dil ve ırklardan oluşan 22 milyonluk nüfusa sahipti. Çanakkale, Galiçya, Kafkasya, Suriye, Gazze, Irak, Yemen ve Doğu Anadolu’da savaşmak üzere toplam 2.850.000 kişi orduya alınmıştı. 325. 000 şehit, 400.000 yaralı, 250.000 esir ve kayıp olmak üzere yaklaşık 1.000.000 insanımız yok oldu. Anadolu topraklarındaki nüfus 8 milyona gerilemişti. Kasasında 92.000 altın lirası olan Osmanlı Devleti, Birinci Dünya Savaşı başlarında çıkmaza girdi. Bırakınız Dünya Savaşı, küçük bir savaş bütçesi dahi olmayan ve Mustafa Kemal’in şiddetle karşı çıktığı Dünya Savaşı, başladığı yıllarda 150 milyon lira dış borca yol açtı. İlerleyen yıllarda 305 milyon liraya kadar ulaştı. Almanların destek tezgâhına kapılmış saltanat ve damatlar farklı hayallerde raks ederken gerçek bütün acımasızlığıyla bütün cephelerde insanlarımızı yok ediyordu.

.En fazla 35.000 savaşabilecek insan

.Verimli topraklarının neredeyse tamamı yabancı devletlerin işgalinde

.Türk topraklarında uçacak tek bir uçak yok

.Denizlerimizde yüzen tek bir savaş gemisi yok

.Mermi yok

.Top yok

.Mehmetçiği besleyecek ürün yok

.Motorlu araç yok

.Kağnı, at arabası yok denecek kadar az

.Silah yok

 MAYIS 2020

Okan ONUR

- Advertisement -

SOSYAL MEDYA

16,985BeğenenlerBeğen
0TakipçilerTakip Et
2,458TakipçilerTakip Et
1,500AboneAbone Ol

Çok Okunanlar

Çalışmalar Yeşil Bir Kartal İçin

“Yeşil Odaklı Kartal” için çalışmalar aralıksız devam ediyor. Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel’in seçim döneminde üzerinde özellikle durduğu “Yeşil Odaklı, Çevreci, Yaşanabilir Bir Kent” oluşturma...

Başkan Yüksel İBB Meclisinde Konuştu

Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu liderliğinde gerçekleşen ve İBB’nin 2021 yılı bütçesinin görüşüldüğü Büyükşehir Belediye Meclis Toplantısı’na...

Sağlık Bakanı Uyardı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca sosyal medya hesabından paylaşım yaparak Koronavirüs tedbirleri hakkında dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca yaptığı paylaşımda "Salgına karşı zorunlu...

Sancaktepe Belediyesi Ödüle Doymuyor

Marmara Belediyeler Birliği tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen Altın Karınca Belediyecilik Ödül Törenin de, Sancaktepe Belediyesi Afet Yönetimi kategorisinde Mobil ve Web Uygulama...

İlgili Haberler

Çalışmalar Yeşil Bir Kartal İçin

“Yeşil Odaklı Kartal” için çalışmalar aralıksız devam ediyor. Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel’in seçim döneminde üzerinde özellikle durduğu “Yeşil Odaklı, Çevreci, Yaşanabilir Bir Kent” oluşturma...

Başkan Yüksel İBB Meclisinde Konuştu

Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu liderliğinde gerçekleşen ve İBB’nin 2021 yılı bütçesinin görüşüldüğü Büyükşehir Belediye Meclis Toplantısı’na...

Sağlık Bakanı Uyardı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca sosyal medya hesabından paylaşım yaparak Koronavirüs tedbirleri hakkında dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca yaptığı paylaşımda "Salgına karşı zorunlu...

Sancaktepe Belediyesi Ödüle Doymuyor

Marmara Belediyeler Birliği tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen Altın Karınca Belediyecilik Ödül Törenin de, Sancaktepe Belediyesi Afet Yönetimi kategorisinde Mobil ve Web Uygulama...

Tuzla’da Öğrencilere Deprem Eğitimi Verildi

Tuzla’da üniversite sınavına hazırlanan Tuzla Gençlik Merkezi(TUZGEM) öğrencilerine afet anında neler yapılması gerektiği anlatıldı. Tuzla Belediye Başkanı Dr. Şadi Yazıcı,” Özellikle Afet durumlarında ilk...
- Advertisement -